27 Mayıs 2011 Cuma

madlen

teneke kutunun parıltısı...

burada cümleler vardı. şimdi yoklar.

olmadık bir zamanda (en olmadık değil ama ) çalmaya başlayan bir parça hakkında cümleler kurmuştum. o cümlelerin içinde "teyel" kelimesini kullandığımı da söyleyebilirim. sonunu getiremedim. cümlelerin işte anlayın. bir menzili varmış gibi... sonra bir hâl'e... (buraya teyel kelimesini koymaya niyetlenmiş olabilirim ) vazgeçtim. sonra ( bu kelimeyi ne kadar çok kullandığımı düşünmüyor değilim ) geçen yaz ya da sonbahardan bu yana ilk defa bir sivrisinekle karşılaştım , kulağımda kulaklıklar olduğu halde televizyona bakıp durdum , kendime bir şarkıcıyı ne kadar da sevmediğimi hatırlattım, blogdaki yazıların çıktısını alıp bir deftere yapıştırma fikriyle önce heyecanlandım sonra da bayağı buldum , başka günleri aklıma getirdim , üzüldüm , duruldum...

o parça bu parça değil...



0 yorum: